Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Grönland’daki askeri faaliyet alanını genişleten ve yeni tesisler kurulmasının önünü açan 10 sayfalık mutabakatı imzaladı. Toprak mülkiyeti devri barındırmayan metin, Grönland yönetiminin uluslararası bağlayıcılığı bulunan bir belgeye doğrudan taraf olarak ilk kez imza koymasını sağladı.
Salı günü kamuoyuyla paylaşılan anlaşma, Washington yönetiminin ada üzerindeki üs varlığını artırmasına imkan tanırken herhangi bir arazi devri hükmü taşımıyor. Ocak ayında adanın tümüyle mülkiyetini alma hedefini dile getiren Donald Trump, söz konusu talebini şu sözlerle savunmuştu:
“Başarı için psikolojik olarak gerekli olanın bu olduğunu hissediyorum. Mülkiyet size sadece bir belge imzalamakla veya bir üsse sahip olmakla elde edemeyeceğiniz şeyler ve unsurlar sağlar”
Danimarkalı yetkililer, ABD Başkanı’nın “Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri için muazzam” şeklinde nitelediği mutabakattan çekilme ihtimali sebebiyle mülkiyet ayrıntılarını öne çıkarmaktan kaçındı.
Anlaşmanın Diplomatik Boyutu ve Stratejik Etkileri
Aylardır hassas görüşmeler yürüten diplomasi kaynakları, taslağı Trump’a sunabilmek adına en uygun zamanı beklediklerini aktardı. Belge ABD’nin adadaki yetkilerini genişletse de Danimarka Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü bünyesinde araştırmacı olan Mikkel Runge Olesen, süreci şu ifadelerle değerlendirdi:
“Nispeten sınırlı değişiklikler için ödenmesi son derece yüksek bir bedel”
Olesen, oluşan gerginliğin Danimarka, Grönland ve Avrupa ilişkilerine kalıcı zararlar verdiğini kaydetti.
Temeli 1951 tarihli anlaşmaya uzanan askeri mevcudiyet kapsamında, Başkan Yardımcısı JD Vance’in Mart 2025’te Pituffik Uzay Üssü’nü ziyareti sırasında Rusya ve Çin’in hedeflerine dikkat çekerek “Grönland’da kafamızı kara gömmüp görmezden gelemeyiz”
demesi taraflar arasındaki endişeleri artırmıştı.
Özerklik ve NATO Şartı
Grönland ve Danimarka kanadında genel olarak olumlu karşılanan gelişmeye ilişkin Danimarka Parlamentosu Üyesi Naaja Nathanielsen, adanın Danimarka ile birlikte ilk kez bağlayıcı bir metne doğrudan ortak olduğunu belirtti. Nathanielsen durumu şu sözlerle aktardı:
“İlk kez masada gerçekten bir sandalyemiz oldu. Bu gurur duyduğumuz bir şey”
Sol eğilimli bağımsızlık yanlısı partinin mensubu olan Nathanielsen, bu adımın gelecekteki dış politika özerkliğine emsal oluşturacağını ifade etti.
Metin ayrıca adanın gelecekte bağımsızlığını ilan etmesi senaryosunu düzenleyen kritik bir hüküm içeriyor. İlgili maddede şu ifadelere yer verildi:
“Grönland’ın bağımsız bir devlet olmak amacıyla kendi kaderini tayin etme hakkını kullanması durumunda, Danimarka Krallığı Hükümeti ve Grönland Hükümeti, bağımsız Grönland devletinin NATO’da kalmayı kabul etmesini birlikte sağlayacaktır”
