1. Haberler
  2. Dünya
  3. Alaska Nehirlerindeki Kimyasal Değişim ve Renk Başkalaşımının Nedeni Permafrost Erimesi Olarak Belirlendi

Alaska Nehirlerindeki Kimyasal Değişim ve Renk Başkalaşımının Nedeni Permafrost Erimesi Olarak Belirlendi

Kuzeybatı Alaska'daki 200'ü aşkın akarsuda gözlenen turuncu renk dönüşümünün, küresel ısınmaya bağlı derin permafrost erimesi kaynaklı doğal asit kaya drenajından ileri geldiği belirlendi. AGU Advance

Alaska Nehirlerindeki Kimyasal Değişim ve Renk Başkalaşımının Nedeni Permafrost Erimesi Olarak Belirlendi
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kuzeybatı Alaska’daki 200’ü aşkın akarsuda gözlenen turuncu renk dönüşümünün, küresel ısınmaya bağlı derin permafrost erimesi kaynaklı doğal asit kaya drenajından ileri geldiği belirlendi. AGU Advances dergisinde yayımlanan araştırma, insan müdahalesinden uzak Brooks Sıradağları’ndaki su havzalarında ağır metal sızıntılarının yayıldığını belgeledi.

Eriyen Donmuş Zemin ve Ağır Metal Salınımı

Bilim insanlarının 2022 ile 2024 yılları arasında altı su havzasından topladığı numuneler, eriyen zemin tabakalarından geçen yer altı sularının derindeki sülfürlü formasyonlara ulaştığını gösterdi. Oksijen ve suyla tepkimeye giren minerallerin sülfürik asit üreterek demir, alüminyum, nikel, çinko, kadmiyum ile nadir toprak elementlerini akarsu rejimine dahil ettiği tespit edildi.

Havzanın etkilenmeyen üst kesimlerinde medyan pH derecesi 8,3 seviyesinde ölçülürken, yamaçlardaki sızıntı sularında bu değer 3,2’ye kadar geriledi. Yamaç kaynaklı bu sulardaki sülfat ve bileşik metal konsantrasyonunun ana yataklardakinden binlerce kat yüksek olduğu kayıtlara geçti.

Nehirlerin Tamponlama Sınırı ve Taşınma

Ana nehir kollarının sahip olduğu tamponlama gücü pH seviyesini nötre yakın tutsa da sülfat ve metallerin akıntı boyunca kilometrelerce taşınmasının önüne geçilemedi. Salmon Nehri’nin 103 kilometrelik kesitinde yapılan incelemede, yan kolların etkisiyle sülfat yoğunluğu litrede 25 miligramdan 280 miligrama, nikel yoğunluğu ise 0,5 mikrogramdan 32,4 mikrograma çıktı.

Agashashok ve Wulik nehir sistemlerinin uzun vadeli verileri, kirlilik artışının kademeli olmadığını, 2019-2020 periyodunda tepe noktasına ulaştığını ortaya koydu. Bu evrede Wulik Nehri’ndeki toplam çinko oranında yüzde 770’e varan yükseliş kaydedildi. Sürecin, kış soğuğunu izole ederek zemin erimesini derinleştiren 2018-2019 kışındaki rekor sıcaklık ve yoğun kar örtüsüyle tetiklendiği açıklandı.

2021-2024 döneminde Wulik Nehri havzasındaki çinko ve sülfat yoğunluğunun gerilediği, asit nötralizasyon kapasitesinin ise yeniden güçlendiği görüldü.

Araştırmacılar bu durumu geçici bir “iyileşme süreci” olarak tanımlarken, sürecin kesin mekanizmasının henüz netleşmediğini ifade etti.

Alaska Nehirlerindeki Kimyasal Değişim ve Renk Başkalaşımının Nedeni Permafrost Erimesi Olarak Belirlendi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter